Vergi inceleme süresine ilişkin ayrıntılı düzenlemeler Vergi İncelemelerinde Uyulması Gereken usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ile belirlenmiştir.
Buna göre;
-Yukarıda belirtmiş olduğumuz süreler içerisinde incelemenin bitirilemeyeceğinin anlaşılması halinde, vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar, gerekçeli bir yazı ile bağlı oldukları birimden, inceleme süresinin bitiminden en geç on gün önce, ek süre talep edebilirler.
-İnceleme görevinin başka bir inceleme elemanına devredilmesi gerektiği hallerde, inceleme kalan süre içinde tamamlanır.
-Sınırlı incelemenin, sonradan ortaya çıkan durumlar nedeniyle tam incelemeye dönüşmesi halinde, inceleme süresi sınırlı incelemeye başlanılan tarih itibarıyla hesaplanır.
-Ek süre dahil olmak üzere, süresinde herhangi bir vergi inceleme raporu düzenlenmemesi halinde durum, vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar tarafından gerekçeleri ile birlikte yazılı olarak bağlı oldukları birime bildirilir.
Vergi incelemesi, beyan edilen verginin doğruluğunun araştırıldığı ve tarhiyatla sonuçlanacak olası bir idari işleminin hazırlık aşamasını oluşturan bir süreçtir. Beyan usulüne dayanan vergi sistemlerinde vergi incelemesi vergilemenin ayrılmaz bir ayağıdır. Vergi incelemesine ilişkin düzenlemelerin de Vergi Usul Kanunu'nun 'Vergilendirme' başlıklı birinci kitabında düzenlenmiş olması bu sebepledir.
Verginin kanuniliği ilkesinin düzenlendiği Anayasa’nın 73. maddesinin üçüncü fıkrası hükmüyle vergi mükellefi bakımından vergisel yükümlülüklerin “belirliliği” ve “öngörülebilirliği” ve bu bağlamda vergi mükelleflerinin hukuki güvenliği sağlanmak istenmiştir. Vergi incelemesinin ek süreye karşın bitirilememesinin mükellefler açısından vergileme bağlamında öngörülebilirliği zedeleyip zedelemediği önemlidir.
Bu anlamda, incelemenin belli süreler içerisinde bitirilmesine yönelik VUK 140’ıncı madde hükmünü esasen incelemeleri hızlandırmak amacıyla vergi idaresinin iç işleyişine yönelik bir düzenleme şeklinde yorumlamak, incelemeler açısından hak düşürücü süre olarak da 138'inci maddede belirtilen süreleri dikkate almak gerekmektedir.
Turgut Candan’ın bizim de katıldığımız görüşüne göre; vergi incelemesinin normal süresi içerisinde doğabilecek olan incelemeye tabi olan yönünden kimi (maddi olabileceği gibi, ticari itibarının zedelenmesi gibi gayrı maddi) olumsuz ticari sonuçları her vergi mükellefi için katlanılması gereken olağan sonuçlar olduğundan; vergi incelemesinin gereği olmayan kimi davranışlardan kaynaklanmış olmadıkça, mükellefler yönünden mevzuatta öngörülenler dışında bir talep hakkına yol açmazlar. Bununla birlikte; vergi incelemesinin ek süreye karşın bitirilememesinin, nezdinde inceleme yapılan yönünden, incelemenin bu olumsuz sonuçlarını ağırlaştırması ve onun için özel nitelikte zararlara dönüştürmesi olasıdır. Hukuk devletlerinde, bireylerin kamu hizmetinin geç işlemesinin neden olduğu bu tür ağır ve özel zararlara katlanmaları beklenemez. Bu bakımdan; mükellefler, incelemenin zamanında bitirilememesi sebebiyle uğrayacakları maddi ve manevi zararların tazminini, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 13’üncü maddesi uyarınca, bu maddede öngörüler süre içerisinde, hizmet kusuru esasına dayanarak, açacakları idari davada isteyebilirler.[2]
Her ne kadar hukuki görüşümüz bu yönde olsa da, vergi incelemelerinin ek süreye karşın bitirilmemesi durumunda sonuçlarının VUK Md-140'ta net bir şekilde düzenlenerek, bu konudaki tartışmaların sonlanması ve mükellefler açısından belirliliğin sağlanmasının daha sağlıklı olacağı aşikardır.
[1] Türkiye İş Bankası A.Ş. [GK], B. No: 2014/6192, 12/11/2014, § 52.
[2] https://turgutcandan.com/2016/03/04/vergi-incelemeleri-baglaminda-mukellef-haklarina-danistayin-bakisi/ (Erişim tarihi; 04.11.2021)
